Hakkında Days of Heaven
Terrence Malick'in 1978 yapımı başyapıtı 'Days of Heaven', sinema tarihinin en görsel olarak büyüleyici filmlerinden biridir. Film, 1910'ların Amerika'sında, zorlu hayat şartlarından kaçmaya çalışan üç karakterin etrafında dönen trajik bir aşk ve ihanet hikayesini anlatır. Richard Gere'nin canlandırdığı Bill, kızkardeşi Linda (Linda Manz) ve sevgilisi Abby (Brooke Adams) ile birlikte Teksas'ta buğday tarlalarında çalışmaya başlar. Zengin ama ölümcül bir hastalığa yakalanan çiftlik sahibi (Sam Shepard), Abby'ye aşık olunca, Bill onu bu adamla evlenmeye ikna eder, böylece öldüğünde mirasına konabileceklerdir. Ancak beklenmedik gelişmeler ve duygusal karmaşalar bu planı altüst eder.
Film, özellikle Nestor Almendros'un çektiği ve 'magic hour' olarak bilinen alacakaranlık saatlerinde kaydedilen nefes kesici görüntüleriyle ünlüdür. Bu görsel zenginlik, Ennio Morricone'nin duygusal müziğiyle birleşerek izleyiciyi adeta bir tablonun içine çeker. Oyunculuk performansları da oldukça etkileyicidir; özellikle Linda Manz'ın masum ve felsefi anlatımı filme benzersiz bir ses katar.
'Days of Heaven', insanın doğayla ilişkisini, sınıf farklılıklarını, aşkın ve açgözlülüğün karmaşıklığını şiirsel bir dille ele alır. Malick'in karakteristik anlatım tarzı, diyaloglardan çok görsellik ve doğal sesler üzerinden ilerler. Bu filmi izlemek, sadece bir hikaye dinlemek değil, adeta bir sanat eserini deneyimlemektir. Görsel sinemanın gücünü görmek isteyen her filmseverin mutlaka izlemesi gereken bir klasik.
Film, özellikle Nestor Almendros'un çektiği ve 'magic hour' olarak bilinen alacakaranlık saatlerinde kaydedilen nefes kesici görüntüleriyle ünlüdür. Bu görsel zenginlik, Ennio Morricone'nin duygusal müziğiyle birleşerek izleyiciyi adeta bir tablonun içine çeker. Oyunculuk performansları da oldukça etkileyicidir; özellikle Linda Manz'ın masum ve felsefi anlatımı filme benzersiz bir ses katar.
'Days of Heaven', insanın doğayla ilişkisini, sınıf farklılıklarını, aşkın ve açgözlülüğün karmaşıklığını şiirsel bir dille ele alır. Malick'in karakteristik anlatım tarzı, diyaloglardan çok görsellik ve doğal sesler üzerinden ilerler. Bu filmi izlemek, sadece bir hikaye dinlemek değil, adeta bir sanat eserini deneyimlemektir. Görsel sinemanın gücünü görmek isteyen her filmseverin mutlaka izlemesi gereken bir klasik.


















