7.7

The Turin Horse

A torinói ló

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
The Turin Horse posteri
7.7

The Turin Horse

A torinói ló

  • Yapım Yılı 2011
  • Film Süresi 155 dk
  • Ülke Hungary, France, Germany, Switzerland, United States
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
KategoriDram
Kırsalda yaşayan bir çiftçi, sadık atının ölümlü olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Hakkında The Turin Horse

Béla Tarr'ın 2011 yapımı 'The Turin Horse' (A torinói ló), yönetmenin sinema kariyerini noktaladığı iddialı ve unutulmaz bir başyapıttır. Film, Nietzsche'nin Torino'da bir atı korumak için sarıldığı ve ardından zihinsel bir çöküş yaşadığı tarihi bir anekdottan yola çıkarak, o atın kurgusal hikayesini anlatır. Kırsalda izole bir evde yaşayan yaşlı bir çiftçi (János Derzsi) ile kızı (Erika Bók), günlük rutinlerini sürdürürken, sadık atlarının aniden çalışmayı reddetmesiyle derin bir varoluşsal krizle yüzleşirler. Dışarıda esen amansız rüzgar, içeride ise giderek tükenen kaynaklar ve umut, karakterleri kaçınılmaz bir sona doğru sürükler.

Béla Tarr'ın benzersiz yönetmenlik tarzı, uzun plan sekansları, hipnotik siyah-beyaz görüntüler ve minimal diyaloglarla kendini gösterir. Fred Kelemen'in görüntü yönetimi, kasvetli ve rüzgarlı manzarayı adeta bir karaktere dönüştürürken, Mihály Vig'in tekdüze ve rahatsız edici müziği filmin atmosferini tamamlar. János Derzsi ve Erika Bók'un neredeyse sözsüz, fiziksel performansları, çaresizliği ve yabancılaşmayı son derece güçlü bir şekilde yansıtır.

'The Turin Horse', geleneksel bir anlatıdan ziyade, insanın doğa karşısındaki çaresizliğini, varoluşun tekrarını ve medeniyetin sonuna dair kasvetli bir meditasyon sunar. Yavaş sinemanın önemli bir örneği olan bu film, izleyiciyi sabırla ve derin bir düşünceye davet eder. Seyirciyi pasif bir tüketici olmaktan çıkarıp, görüntülerin ve seslerin ağırlığını hisseden aktif bir katılımcı haline getirir. Eğer sanat sinemasına, felsefi alt metinlere ve unutulmaz görsel deneyimlere ilgi duyuyorsanız, 'The Turin Horse' mutlaka izlemeniz gereken, üzerinde uzun süre düşündüren bir filmdir. Béla Tarr'ın sinematik vasiyetnamesi niteliğindeki bu eser, iz bırakan ve tartışmaya açık bir seyir tecrübesi sunuyor.